Obruk Oluşumları hk.

Sayı: 2019/3 09/12/2019

Konu:Jeomorfoloji Derneği’nin obruk oluşumları hakkındaki basın duyurusu.

Karapınar çevresinde oluşan obruklar hakkında Jeomorfoloji Derneği görüşüdür.

Konya’nın Karapınar ilçesinde son yıllarda yeni oluşan obruklarla ilgili haberler basında yer almaktadır. Bunlardan sonuncusu Karapınar’ınGaziosman Paşa Mahallesinin Kamışağılı Mevkisinde oluşan 2 m çap ve 8 m derinliğinde olan bir obrukla ilgili olarak 24.11.2019 tarihinde yayımlanmıştır. Oluşan bu son obruk aynı zamanda Karapınar ilçesinde oluşması muhtemel yeni obrukların da habercisidir.

Konya Kapalı Havzasının kuzey kesiminde bulunan Obruk Platosunda,genişlik ve derinlikleri birkaç metreden onlarca metreye kadar değişen huni veya silindirik şekilli çok sayıda obruk yer almaktadır. Bölgede Kızören, Meyil ve Çıralı obrukları gibi, çapları birkaç yüz metreyi ve derinlikleri birkaç on metreyi bulan obruklar da vardır. Obruklar; suyla temas ettiğinde çözünebilen kayaların (kireçtaşı, jips, anhidrit vb.) bulunduğu sahalarda, yeraltında oluşan doğal boşluk veya mağara tavanlarının çökmesi sonucunda oluşurlar. Türkçe, obruk olarak adlandırılan bu oluşumlar; jeomorfolojik anlamda birer “çökme dolini” dir. Karapınar’ın kuzeybatısı başta olmak üzere, Konya Kapalı Havzasında obruk oluşumu yaklaşık son 2 milyon yıldır devam etmektedir. Fakat son yıllarda,özellikle de 2000 yılında sonra Karapınar ilçe merkezi çevresinde obruk oluşumlarının hız kazandığı ve bunların çoğunun Obruk Platosunun çevresinde, yani Karapınar-Hotamış ovası çevresindeki sahalarda yoğunlaştığı görülmektedir. Örneğin; 2007-2009 yılları arasında bu sahada 13 tane, 2017 yılındaysa 9 tane obruk oluşmuştur. Oluşan bu yeni obruklar yöre halkının can ve mal güvenliğini tehdit etmektedir. Eğer önlem alınmazsa yeni obruk oluşumlarının sayısının giderek artacağı açıkça öngörülebilir.

Yapılan araştırmalar; bölgedeki bu yeni obrukların oluşumunda doğal süreçlerin yanında insan faaliyetlerinin de önemli etken olduğunu ortaya koymuştur. Obrukların oluşmasında yeraltısuyu seviyesindeki önemli değişimler ve özellikle su seviyesindeki düşmenin etkili olduğu bilinmektedir. Bu durum, çözünmeyle kireçtaşı içerisinde oluşan yeraltı boşluklarının büyümesini hızlandırmaktadır.  Yeraltı boşluklarının tavanları üzerinde önemli bir destekleyici güç veya kaldırma kuvveti oluşturan yeraltı suyunun alçalması; bu boşluk tavanlarının çökmesineve obruk oluşumuna yol açmaktadır.

Yarı kurak bir iklime sahip olan bu bölgede, yeraltı suyunun alçalmasının nedeni; değişen iklim koşulları ve yeraltı suyunun tarımsal sulamada kullanılmasıdır. Konya Havzası ve dolayısıyla Karapınar çevresinin toprakları; bölgenin iklim özellikleri gereği, büyük ölçüde kuru tarım için uygundur. Bununla birlikte, Konya ilinde, özellikle 2000 yılından itibaren tahıl tarımına ek olarak mısır, ayçiçeği, kanola, şekerpancarı ve yem bitkileri gibi su isteği yüksek olan ürünler yaygın olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. Örneğin; şekerpancarı yıllık 825 mm su tüketimine ihtiyaç duymakta ve yetişme sürecinde 7-9 defa sulanmaktadır. Dolayısıyla, tüm bu ürünleri yetiştirebilmek için havzaya düşen yıllık yağış miktarının çok üzerinde bir suya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu su açığı da yeraltı suyundan karşılanmaktadır. Böylece, su ihtiyacı fazla olan tarım ürünlerinin yetiştirilmesindeki artış, havzadaki binlerce sulama kuyusunun açılmasına ve yeraltı suyu seviyesinin hızla alçalmasına yol açmıştır. Yılda iki ürün almahedefiyle yapılan ve büyük bir kısmında vahşi sulama yöntemi kullanılan tarımsal faaliyet; önemli bir kısmı kaçak olan su kuyusu sayısının artmasına neden olmuştur. Bazı yıllarda su tablasında yılda 2 m’yi bulan alçalma görülmüştür. Örneğin; sadece 1996-2007 yılları arasında, Karapınar çevresinde yeraltı suyu seviyesinde yaklaşık 22 m düşme meydana gelmiştir. Dolayısıyla Konya havzasında, yeraltından aşırı su çekilmesi,hatalıarazi kullanım tercihleri, yanlış ve aynı zamanda denetimsiz tarımsal sulama faaliyeti; bölgedeki çözünmeye uygun kireçtaşları içerisinde obruk oluşumlarını tetiklemektedir.

Karapınar çevresinde oluşan yeni obrukların; yaygın olarak Obruk Platosu ile Karapınar ve Hotamış ovaları arasındaki plato yamacında ve Eski Konya Gölünün kapladığı alanlarda gerçekleştiği görülmektedir. Su tablası seviyesi ve içerisinde karstik boşlukların oluştuğu kireçtaşının kalınlığı obruk oluşumu için çok önemlidir. Bu iki temel faktör dikkate alındığında; bölgede yeni obruk oluşumlarının devam ettiği ve gelecekte de devam edeceği, bu oluşumların Akkuyu, Küçük Karakuyu,İnoba, Küpbasan, Seyithacı ve kısmen Karapınar yerleşmeleri ve çevresinde gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu öngörülmektedir.

Konya Kapalı Havzasında ve özellikle Karapınar çevresinde yöre halkının can ve mal güvenliğini tehdit eden obruk oluşumlarını azaltmak için bir dizi önleme ihtiyaç vardır. Aslında daha geniş ölçekte baktığımızda, kuraklık ve yeraltı suyu kullanımına bağlı olarak, yalnızca Konya Havzasında değil, ülkemizin başka kesimlerinde de yeni obruk oluşum haberlerinin gelmesi beklenebilir. Yapılacak ilk işlerden biri; Konya Kapalı Havzası’nın yıllık su bütçesi gözetilerek multidisipliner bir yaklaşımla, bütünleşik bir havza yönetimi projesininilgili kamu kurumları tarafından uygulamaya konulması olacaktır. Diğer taraftan; bölgedeki tarımsal faaliyet tercihlerinin coğrafi koşullara dikkate alınarak gözden geçirilmesi, tarımsal faaliyetler için yeraltından çekilen toplam su miktarının hızla azaltılması ve denetim altına alınması bölgedeki obruk oluşum ve gelişimlerine karşı alınabilecek diğer etkili önlemlerden bazılarıdır. Karapınar ve çevresinde su ihtiyacı yüksek olan bitkilerin ekimine denetim ve sınırlama getirilmelidir. Havza için bir arazi kullanım planı yapılarak su ihtiyaçlarına göre her yıl ekilecek ürünler, ekim alanları ve hatta ekimi yapacak çiftçiler belirlenmeli bu ürünler yetişme ve hasat dönemlerinde izlenmelidir.

Kamuoyuna arz ederiz.

Jeomorfoloji Derneği Yönetim Kurulu